Verein Regenbogen

TÜRKCE
  DEUTSCH     GALERIE     VIDEO     LINKS  
Hakkimizda
Etkinlikler - Haberler
Düsünceler
Arsiv
Kültür
Humor
Iletisim
Allgemein:
Anasayfa-Startseite

Ünlü sanatçi albümünü Gezi sehitlerine atfetti


Ünlü sanatçı albümünü Gezi şehitlerine atfetti

24.12.2013 - 15:21 Kültür-Sanat

Yeni albümünü Gezi şehitleri için hazırlayan Pınar Aydınlar, “Düne kadar sokağa çıkıp hakkını arayanları terörist diye ilan edenlerin, bugün korktukları en büyük gerçek sokağa çıkanların haklılığıdır” dedi Yeni albümü için çalışmalarına başlayan Pınar Aydınlar ile albümün hazırlık süreci ve müzikal üretiminden ayrı tutmadığı, gerçekliklerden, haksızlıklardan beslenen mücadelesi üzerine konuştuk. Enerjisinin kaynağının halk olduğunu belirten Aydınlar, sanatçı olmanın insan olmaktan sonra geldiğini, mücadelesinin bu ülkede yoksulluk bitinceye kadar süreceğini söyledi.

Daha özgür bir çalışma

- Nasıl bir albüm bekliyor bizi? Hazırlıklar nasıl gidiyor?

- Bizim çalışmalarımız toplumsal hareketlilik ile paralel gittiği için biraz zor, sürüncemede, aksamalı geçebiliyor. Çünkü ülke gerçekliği, içinde bulunduğumuz eylemsel faaliyetler çok yoğun. Birinci görevimiz müzikken bunu yapamayabiliyoruz. Ama başladık. En zoru da başlamaktı zaten. Albümün adı “Kalbim İntifada” olacak. Farklı düzenlemelerin olduğu, daha serbest, özgür bir çalışma olacak. Dengbejlerin sesini duyacaksınız, batı enstrümanlarının, yaylı grupların daha yoğun olduğu bir çalışma dinleyeceksiniz. Her şeyden önce solistin kendine inandığı türküleri söylemesi gerektiğine inanıyorum. Sözlerinde kendimi bulmadığım hiçbir ezgiyi okumuyorum. Kendimizden bir şey bulamıyorsak ya da inandığımız gerçekliği yaşayamıyorsak o türkünün içinde zaten çok yapay kalıyor. Hem türkü dinleyicimin beklentilerini tekrar karşılamak için anonim türkülerin olduğu hem de beste çalışmalarının olduğu bir çalışma olacağını umut ediyoruz.

Gezi şehitleri için

- Politik bir süreçten geçtik. Bunun yansımaları da yer alacak mı albümde?

- Ülkemizdeki en büyük halk direnişine şahit olduk. Hareketin olduğu her alanda üretim de vardır. Müzik dünyası içerisinde yer alan bizler, doğal olarak müzik üretmeye çalışıyoruz. Bütün devlet politikalarını alaşağı eden bir anlayış bu. Ne kadar bizi üretimden uzak tutmaya çalışsalar da bizler kavgadan beslenen insanlarız ve bu mücadeleye de devam edeceğiz. Bu çalışmayı Gezi şehitleri ve gazileri için yapıyorum. Hapishanedekiler de siyasiler de, bugün Gezi Direnişi’ndekiler de sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyanın bedelini ödeyen insanlar. Biz de buradan, gerçekliklerden besleniyoruz.

En büyük derya halk

- Peki sizi her yerde görebiliyoruz. Bu enerjiyi nereden buluyorsunuz?

- Halktan. Hakları çalınan emekçiden, işçiden, köylüden. En büyük derya halk. Bir kere davamızda kararlıyız. Toprağına kota konulan köylüler, emperyalist ülkelere gebe kılınıyor. Öğrenci parasız eğitim istediği için, siyasi tutsaklar bir fikri savundukları için hapishanedeler. Bunlar bizim hayatımızın en büyük besin kaynağı. Biz çalmaktan, çırpmaktan, namussuzluktan beslenmiyoruz. Devlet politikalarının bu zulmü devam ettikçe bunun bir karşılığı olacaktır tabii.Bu sınıfsal mücadelede de hepimizin üzerine pay düşüyor.

Yılmaz Güney'i örnek aldım

- Hiç “Politika yapmayın, müzik yapın” şeklinde tepkiler alıyor musunuz?

- Onu artık bana diyecek babayiğit yok. Diyemezler! Daha önce çok yakınlarımdan da tepkiler oldu, müzikal çevremden de oldu. Müzisyen insanın sadece müzikle uğraşması bence çok ciddi bir bencillik. Beni ilgilendiren varoşlardaki halkın sesi. Bana o üst perdeden konuşan kişilerin farkında olmadıkları şey, gerçek. Hayatta her zaman Yılmaz Güney örneğiyle mücadele alanında var oldum. Yılmaz Güney, yaşamının belli bir bölümüne kadar farklı bir çizgideyken, yaşadığı toplum ve örgütlü mücadelenin farkına vardıktan sonra bambaşka bir Yılmaz Güney olarak yaşamlarımızda var oldu.

Önce insan olmak

- Mücadelenin hiçbir zaman tek başına olmayacağını biliyoruz. Bu anlamda sanatçılar arasında yeterli dayanışma var mı?

- Şu ana kadar çok ciddi sorunlar oldu. Bu korku ağı çok fazla yayıldı ve insanların birçoğu rüzgarı karşısına almak istemedi. Sanatçı olmak, insan olmaktan sonra gelir. Biz bu noktadan hareketle sanat meclisi isimli yeni bir yapının içerisindeyiz. Belki düne kadar sanatçı arkadaşlarla bir araya gelemiyorduk ama şu saatten sonra ciddi çalışmalarımızı duyacaksınız. Niyazi Koyuncu, Efkan Şeşen, Grup Yorum, Barış Atay gibi çok güzel isimler var. Daha düne kadar sokağa çıkıp hakkını arayanları terörist diye ilan eden devlet ve yanlılarının, bugün korktukları en büyük gerçek sokağa çıkanların haklılığıdır.

Tehditler, tehditler...

- Bu kadar mücadelenin içinde olunca mutlaka sizinle de uğraşanlar oluyordur.

- Uğraşsınlar, biz alışığız bu tiplere. Daha önce de pek çok tehditler aldım. Yeri geldi sahnede kafama taş atıldı, silah çekildi. Biz bunları çok duyurmadık basında. Çünkü öyle bir ağ ki, bir yerde saldırıya uğrayınca, hiç ummadığınız kurumlardan da çelme yiyorsunuz. Olan konserlerim bile iptal edildi. Nedense valilik benim adımı hep sakıncalı görüyor. Arabamıza kapı önünde çarpı işaretleri kondu, tehditler oldu, çiviler sokuluyor arabamızın tekerlerine. Ama bunlar geri adım attırmıyor bize. Çünkü biz her zaman açıklık ve netlikten yanayız.

Devlet politikaları dibe vurdu

- Umudunuzu her zaman taşıyabiliyor musunuz?

- Her zaman taşıyorum. Dibe vurmayan hiçbir şey yükselemez. Bu ülkenin devlet politikaları dibe vurmuştur. Onun için halkın yükselme sırasıdır artık. Bugün tek bir kesimin değil, hepimizin ortak bir meselesi var. Her şeyden önce özgürlüğümüz çalınmış. Bütün demokrat ağların önleri kesilmeye çalışılıyor. Devlet bütün basını susturmuş, satın almış. Birkaç basına sadece dokunamıyor. Bu kadar baskı ağı içinde normalde umutsuzluk dalgası hakim olmalı ama savaşta yenmek için önce psikolojiyi yıkmak gerekiyor. Bunun için bizlerin daha da umutlu, daha da kararlı, güçlü olmamız gerekiyor. Haklıyız, bunun ötesi yok.


Etkinlikler - Haberler
27.11.2011 - Gece Konusmasi
Klybeckstrasse 95, 4057 Basel